sahibinden

Ok Gibi Kirpikler İçin

7/3/2009 · Kategori: kadinlar i_in

Kirpikleriniz için de suya dayanıklı rimelleri tercih edin.
Kısa kirpikleri uzun göstermek de yeni ürünlerle şimdi çok kolay. Pisayada sırf bunun için üretilmiş pek çok maskara bulabilirsiniz.
Rimelin kalıcılığını sağlamak için size pudra çok yardımcı olacaktır.
Önce bir kat rimel sürün. Üzerinden pudra ile hafifçe geçin ve tekrar rimel sürün. Böylece rimeliniz uzun süre dayanacaktır.
Düz fırçalı rimeller, kirpiklerin dolgun ve sık görünmesini sağlar.
Rimeli kirpiklerinizin alt kısmından başlayarak sürerseniz, uzun bir görünüm de elde edersiniz.
Kirpiklerinizin uzun ve dolgun bir görünüme sahip olması için, rimeli kirpiklerinizin alt kısımlarından başlayarak yukarı çeker gibi doğru sürün.


Büyüleyici kirpikler elde etmek için, alt kirpiklerinize de biraz rimel sürebilirsiniz. Ama yoğun olmamasına dikkat edin. Koyu ve etkileyici bir göz makyajı için, rimel rengi konusunda tercihinizi siyah, kahverengi ve lacivertten yana yapabilirsiniz.
Işıltılı kirpikler için de mürdüm rengi, gri ya da mor rimel kullanabilirsiniz.
Kullandığınız rimelin fırçası da çok önemli. Yarım ay biçiminde olan fırçalar, kirpiklerinizin daha kıvrık, ayrık ve uzun görünmesini sağlarken, düz fırçalar daha dolgun, gür ve sık bir görünüm kazandırır.
Ağır makyajdan hoşlanmıyorsanız bile gözlerinize muhakkak rimel sürün. Birkaç kat rimel, görünümüzü hemen değiştirecektir.
Öte yandan, makyajda gözleri vurgulamak yılın trendleri arasında. Eğer siz de bu makyajı tercih ederseniz kirpiklerinize daha fazla özen göstermelisiniz .

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Erkekler Neden kadınlardan farklıdır

7/3/2009 · Kategori: kadinlar i_in

Erkek kısmısı abuk sabuk şiddet sahnelerine bayılır, silahlara tapınır, herşeyi bir yarış olarak görüp sürekli kazanmaya çalışır. Daha başka bir dolu anlaşılmaz zevkleri vardır. Kadın gözüyle erkeklerin dünyası ve bilimsel açıklamalar... Sosyal bilim denen meredin uzmanlarına göre, biz kadınlarla siz erkekler tıpatıp aynı şekilde yetiştirilseydik, aynı şeylerden hoşlanırdık.

Oğlanlar silahlarla oynamaz, kızlar Barbie bebekler gibi giyinmeye meraklı olmazdı. Bir orta yol bulunur, cinsler arasındaki kültür ve zevk farkları tamamen ortadan kalkardı. Oturduk düşündük ve sizin neyi neden sevdiğinizi biraz araştırdık. İşte neden bu kadar tuhaf olduğunuza dair yarı bilimsel açıklamalar;

Şiddet sahneleri seviyorsunuz

Erkeklerin büyük bölümü, "Kaza olur" ümidiyle ralli ya da F1 izliyor, kanlı filmleri seyretmeye bayılıyorlar. Antropologlar bunun nedenin kahraman savaşçılar olduğunuz eski dönemlerden kaynaklandığını iddia ediyorlar. Bilim adamları "Düşmanca bir çevrede yaşayan atalarımızdan kalma genler, biyokimyamızı ve vücudumuzun gelişimini belirlemiş" diyorlar. O korkunç şartlar altında yalnızca en sert, en güçlü ve en acımasız erkekleri hayatta kalmayı ve soylarını sürdürmeyi başarabildikleri için şiddet de erkek DNA'sının bir parçası haline gelmiş.

Hız yapmaya bayılıyorsunuz

Tekerliği icat eden adamın ilk sözlerini düşünün bir! "Gel, seninle yarışalım. Kazanan, kabilenin bütün kadınlarıyla yatsın!" demiştir herhalde. İşin bir de biyolojik yönü var. Dünyanın neresinde, hangi iş olursa olsun eğer herhangi bir tehlike, ciddi bir risk söz konusuysa, erkekler mutlaka o işi yapmaya çalışır. Kadınların asla tenezzül etmediği bir dolu riskli, tehlikeli işe kendilerini atar, savaşmaya, dövüşmeye bayılırlar. İtiraf etmek gerer, güçlü olmanız işimize geliyor, özellikle eşya taşırken.

Karın kaslarına tapıyorsunuz

Herkesin muhteşem pazuları olabilir, ama muhteşem karın kaslarına sahipseniz, bu işi cidden başarmışsınız demektir. Karın kasları da erkeklerin birbirlerine üstünlük taslamak için kullandıkları milyonlarca yöntemden biri. Ama siz siz olun, geyiklerle aranızdaki benzerlik, sizde de boynuz çıkmasına yol açmasın!

Dart ve bilardoya bayılıyorsunuz

Dart oynamak rekabeti ve saldırganlığı bir araya getiriyor. Biyolojik olarak erkekler, cinsel birleşmeyi andıran sporları tercih ediyor. Bilardoya gelince... Istaka, Freudyen yaklaşımına göre, erkekliğin yerini tutuyor. Yuvarlak olan top, kadına benziyor. Istakası uzun olan adam, topu deliğe sokup diğerlerini yeniyor. Deliğe giren her top, bir çeşit zafer olarak görülüyor. Ne kadar çok top deliğe girerse, o kadar çok kadın fethedilmiş oluyor. Sizin bu tavırlarınız, kadınları çok güldürüyor.

Kafanızı kazanmakla bozmuşsunuz

Her konuda yarışa giriyorsunuz, egonuzu tatmin etmek için çabucak dolduruşa geliyorsunuz. Biz kadınlar sizi hayret içinde izlerken siz en basit bilgisayar oyununu ölüm kalım meselesine, mahalle maçını savaş alanına dönüştürebiliyorsunuz. Çünkü kadınların kaybedenlerden kaçacağını başarılı ve hatta "en iyi" olanlara vereceğini düşünüyorsunuz. Fena halde yanılıyorsunuz. Kadınlardaki annelik içgüdüsünün zayıf erkeklerle karşılaştıklarında ortya çıktığını, birçok kadının bu yanılsama haliyle geçirdiğini göz ardı ediyorsunuz. Neyse siz yine de sidik yarışına devam edin. Kadınlar size aşık olmasa da, cüzdanınızla ilgilenen kadınlar arasından istediğiniz tercihi yapabilirsiniz.

Dostlarınızla Dalga Geçiyorsunuz

Eski iş yerimde iş arkadaşlarımın hepsi erkekti. Birbirlerine ağza alınmayacak laflar ederler sonra da omuz omuza içmeye giderlerdi. O lafların herhangi birini bir kız arkadaşıma söylesem, bir daha ömür boyu yüzüne bakamam herhalde. O zaman farkettim ki aşağılandığınız zaman bunu büyük bir sorun haline getirmiyorsunuz, kişisel olarak üzerinize alınmıyorsunuz. Siz de gidip bir başkasını aşağılıyor, onunla dalganızı geçiyor, deşarj oluyorsunuz. Tıpkı goriller ve şempanzeler gibi.

Kendinize çok güveniyorsunuz

Kadınların en büyük sorunu,özgüven eksikliğidir. Bu yüzden daha alıngandırlar, daha sık bunalıma girer, daha çok mutsuz olurlar. Erkeklerdeyse bir kendine güven fazlası var ki düşman başına! En ufak övgüde poponuz kalkıveriyor. İlişki bittikten sonra, hala hayatımızda çok büyük bir yer tuttuğunuzu zannediyor, böbürlenip duruyorsunuz. Bir arkadaşım iki yıldır bir adamla birlikte. Arada sırada da ilişkiler üzerine geyik yazılar arttırıp duruyor. Kızcağız, ne zaman aşka dair bir şey yazsa, adam gelip "Yine beni anlattığının farkındayım" diyor. İkimiz de adamın kendini bu kadar önemsemesine ve komik duruma düşmesine bayılıyor, ona hiçbir şey çaktırmadan kıkırdaşıp duruyoruz. Bence bunun nedeni Türkiye'nin hala ataerkil bir toplum düzenine sahip olması. Erkek çocuk şımartılıyor, poh pohlanıyor ve bir çeşit kendine güven abidesi haline geliveriyor.

Silahlara tapıyorsunuz

Bütün erkek çocukları hırsız - polis oynar ve mutlaka oyuncak tabancaları vardı, istisnasız hepsi silahlara düşkündür. Uzmanlar silahın erkeklere güven verdiğini söylüyor. Tıpatıp aynı yetiştirilen erkek ve kız çocukları üzerinde yapılan deneylerde, erkek çocukların oyuncak olarak yine de silahı seçtiği görülmüş. Bu içgüdüsel hareketin, erkeklerin binlerce yıldır kadınlarını, ailelerini ve evlerini korumalarından kaynaklandığı iddia ediliyor.

İnşa etmekten büyük zevk alıyorsunuz

Bazı uzmanlar, kadınlar için barınak, sığınak, ev yapmanın erkeklerde içgüdüsel bir eylem olduunu düşünüyorlar.Üstelik ortaya çıkan sonucu herkes görebiliyor. Sizdeki bu inşa tutkusu, küçük yaşlarda başlıyor. Lego oynuyorsunuz, küçük ve büyük nesnelerin yerlerini değiştiriyor, üç boyutlu bulmacalarla uğraşmaya bayılıyorsunuz.

Küfretmeden duramıyorsunuz

Erkekler bu durumu "Siz kadınlar ağlamadan duramıyorsunuz, biz de küfretmeden duramıyoruz" şeklinde açıklıyorlar. Küfretmenin insanı nasıl rahatlattığını biliyorum fakat siz biraz işin dozunu kaçırıyorsunuz. Bilimadamları küfretmenin gözyaşı dökmek gibi duygusal bir şey olduğundan bahsediyor. Bu durum hayal kırıklığı gibi bir dış etken sonucunda ortaya çıkıyormuş.

Sarhoş olmayı eğlenceli buluyorsunuz

Kadınların bir bölümü de içki içmeyi sever, ama sınırı aşıp sarhoş olduklarında bir süre içkiden uzak dururlar ve geçirdikleri geceyi eğlenceli değil, korkunç olarak hatırlarlar. Erkekler sarhoş olmayı, kendilerine çok büyük ve geri dönülemez bir zarar vermeden sınırda yürümek olarak tanımlıyor, savaş, parasızlık, abazanlık gibi büyük sorunları unutmak için en iyi yol olarak görüyor. Kadınlardan daha çok içki içmelerine mazeret olarak da "Bizim vücut hacmimiz daha fazla, o yüzden alkolün aynı etkiyi gösterebilmesi için daha çok içki içmemiz gerekiyor." diyorlar

Etten başka birşey yemiyorsunuz

Psikologlar, kırmızı et yemenin, beyinde biyokimyasal bir tepkime başlattığını ve saldırganlık düzeyini yükselttiğini söylüyor, et yemenin daha büyük bir heyecan yarattığını iddia ediyorlar. Bazı bilim adamları, erkeklerin kadınların doğurganlığını kıskandığını, kendileri her hangi bir canlı yaratmadıkları için yaratılmış olanları öldürerek içlerindeki komplekslerden arınmaya çalıştıklarını iddia ediyorlar.

Bütün kadınları seksi buluyorsunuz

Kadın konusuda arabaya benziyor. Bir galeride asla alamayacağınız araba için arkasında dolaşıyorsunuz. Seks araştırmacılarına göre erkeklerin içinde keşfetme ve araştırma isteği daha fazla baskın olduğu için yeni şeyler daha büyük zevk veriyormuş.

Aptalca şeyler yapıyorsunuz

Hiç kafasıyla tuğla kırmaya çalışan bir kadın gördünüz mü? Ya da bir kamyonu tek başına çekmek için debelenen. Ama her ne hikmetse biz erkekler böyle saçma sapan işler yapıp aklımız sıra erkekliğimizi kanıtlıyoruz. Bu olayın bir bilimsel açıklamasını bulamadık. Bence böyle işlere kalkışıp kendinizi sakatlamaktan vazgeçin. Erkekliğinizi değil, ne kadar aptal olduğunuzu kanıtlıyorsunuz.

Kaynak: Mikser.com

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Siyah Noktaları Nasıl yokederiz

7/3/2009 · Kategori: kadinlar i_in

Yüzünüzdeki siyah noktalar için ilk önce eczaneden bir şırınga alın . Daha sonra temiz bir tasa kaynamış sıcak su koyun.


Başınızın üstüne bir çarşaf örterek bu suyun buharına bir süre yüzünüzü tutun. Yani yüzünüze basit bir buhar banyosu yapın. Buhar banyosundan sonra siyah noktalar çok kolay çıkar.

Buhar banyosundan sonra iğnesini çıkardığınız şırınganın ucuyla hafifçe siyah noktanın üzerine bastırın. Siyah noktalar şırınganın içine girecektir. Bunu yaparken siyah noktaların çıkış yönüne dikkat edin ve o yönden bastırın. Yüzünüzdeki siyah noktalar hep aynı yönde çıkar.


Bu işlemden sonra yüzünüsü mutlaka bir temizleme losyonuyla temizleyin.

1,5 tatlı kaşığı kil, 1 tatlı kaşığı badem yağı, 1 tatlı kaşığı balı karıştırıp yüzünüze sürün ve 35-40 dakika bekleyin. Daha sonra yüzünüzü soğuk suyla yıkayıp yağsız bir nemlendirici krem sürün.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Cilt Çatlakları

7/3/2009 · Kategori: kadinlar i_in

Çatlaklar, cildin aşırı gerilmesi sonucu derideki elastik dokunun kırılması ile oluşuyor. başlangıçta kırmızı ile mor arası bir renkte olan büyüklü, küçüklü bu çizikler zaman geçtikçe sedefli beyaz bir renge dönüşüyor.

En çok, karın, kalça, baldırlar ve göğüslerde görülen çatlakların oluşumuna önemli kilo değişimleri, hamilelik gibi durumlar neden oluyor (daha ayrıntılı bilgi için tıklayın)
Peki, neden her hamile kadında ya da her kilo alıp-vermiş kadında görülmüyor? İşte bu konuda pek eşit değiliz. cilt yapımız oluşum olasılığında çok etkili; kimi ciltler diğerlerine göre daha dayanıksız olabiliyor. Örneğin, çok açık renkli ciltler çatlak oluşumuna daha yatkın.

Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. ama, oluşumlarını ısrarlı bir bakımla engellemek mümkün.
İşte yolları:
cildinizi her gün bir kremle nemlendirin. kremler hem çatlamaya karşı cilde gereksinim duyduğu suyu verecek hem de cildin esneme kapasitesini artıracaktır.
bol, bol su için.
a, e ve c vitaminleri yönünden zengin yiyeceklerle beslenin.
spor yapın.
kısa süreler içinde kilo alıp vermemeye çalışın.
hamileyseniz, kilonuzu doktorunuzun önerdiği sınırlar içinde tutmaya özen gösterin.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Çil ve Lekeler için Öneriler

7/3/2009 · Kategori: kadinlar i_in

Ünlü Bitki Bilimi ve Güzellik Uzmanı Suna Dumankayanın kendi kendinize kolayca uygulayabileceğiniz mucize formülleri ile doğal yöntemlerle güzelliğinize güzellik katın.

Evde de rahatlıkla uygulayabileceğiniz formüller ile cildinizdeki leke ve izlerin renklerini kolayca açabilirsiniz.

Çiller İçin Formül I

Malzeme:

Keten tohumu

Uygulama:

Keten tohumu kaynatılır, çıkan yumuşak su ile cilde masaj yapılarak çillere ve lekelere maske olarak uygulanır.

Çiller İçin Formül II

Malzeme:

1 çay kaşığı toz tarçın
1 yumurta akı

Uygulama:

Malzemeler karıştırılıp cilde sürülür. 20 dakika bekletilip ovarak çıkarılır. Hassas cilt için uygun değildir.

Güneş Lekeleri İçin Formül

Malzeme:

Küçük bir kavunun yarısı(mevsimine göre şeftali)
1 adet elma
1 kahve fincanı kırmızı şarap
2 yemek kaşığı toz şeker

Uygulama:

Kavun içi ve elma bir kabın içerisine rendelenir. Daha sonra üzerine şeker ve şarap ilave edilip iyice karıştırılır. Bu karışım bir kavanoza alınıp, güneş gören bir yerde 10 gün bekletilir ve temiz bir bezle süzülür. Her gün temiz bir pamukla cilde uygulanır. Bir süre sonra lekelerin kaybolduğunu göreceksiniz.

Doğum Sonrası Lekeleri İçin Özel Formül

Malzeme:

4 adet yumurta kabuğu
Limon suyu(üzerini kapatacak kadar)

Uygulama:

Yumurta kabuğu 10 gün suda bekletilir ve sudan çıkardıktan sonra kurutulup, un haline getirilir. Limon suyu da ilave edilip boza kıvamına gelince lekelere maske olarak uygulanır.(Hassas ciltlerde kullanılmamalıdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Yüzünüzü Canlandıran Makyaj Nasıl yapılır

7/3/2009 · Kategori: kadinlar i_in

Solgun cildinize renk katın
Makyaj uzmanları, cildinizi canlandırmak için sim içeren bir nemlendirici veya krem formüllü bir fondöten kullanmanızı öneriyor. Böylelikle, cildinizi hem nemlendirmiş hem de kızarıklığını azaltmış olursunuz. Parmaklarınızın ısısı, dağılımı kolaylaştıracağından uygulamayı elinizle yapabilirsiniz.

Çizgileri yok edin

Ağzınızın kenarında bulunan parantez görünümlü çizgiler uyurken yüzünüzü yastığa koyduğunuz için uyandığınızda daha belirgin hale gelir. Bu çizgileri gidermek için bu bölgelere bir kapatıcı uygulayın.

Gözleriniz parlasın
Koyuluğu gidermek için, göz çevrenize bej renkli bir far sürün. Ardından, kirpiklerinizi kıvırıp maskara uygulayarak yüzünüzü ortaya çıkarabilirsiniz. Siyah renkli bir maskara tercih etmelisi¬niz: Kontrast renkler oldukları için göz çevrenize uyguladığınız açık renk daha belirgin duracaktır.

Bronzlaştıncı pudrayı abartmayın
Yüzünüz hayalet gibi bembeyaz ise, bronzlaştırıcı pudraya yüklenebilirsiniz. Ancak o turuncu renk cildinizde hem basit durur hem de pudra cildinizin doğal yağını kurutabilir. MAC'in Cream Colour Base in Pearl krem formüllü aydınlatıcısını yanaklarınıza, kaşlarınızın altına ve burnunuzun orta kısmından aşağıya doğru sürerek ışıltınızı artırmanızı öneriyor.

Enerjik renkler seçin
Turuncu, pembe gibi sıcak tonlardaki far ve rujlar enerjik bir ruh haline sahip olmanızı sağlarken mor, mavi gibi donuk renkler bitkin görünmenize neden olur. Eğer dudaklarınız inceyse gloMinerals, Lip Plumper in Sheer Berry dudak parlatıcısı gibi bir parlatıcı uygulayıp dolgun görünüm yaratabilirsiniz.

Masajla yüzünüz canlansın

Kaşlarınızın altından başlayarak, burnunuzun kenarlarını ve son olarak da yanaklarınızı nazikçe ovun. Bu dairesel hareketler lenf bezlerinizde hapsolmuş sıvının süzülerek gözlerinizdeki şişkinliğin inmesini ve cildinizin sıkılaşmasını sağlar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Detoksa İhtiyacınız Var mı acaba

7/3/2009 · Kategori: kadinlar i_in

Detoksa İhtiyacınız Olduğunu Gösteren İşaretler
Baş ağrısı, sırt ağrıları, sık sık soğuk algınlığına yakalanmak, yorgunluk, eklem ağrıları, burun kaşıntısı, sinirlilik, deri döküntüleri, öksürük, uyku hali, deri kızarıklıkları, göğüs hırıltısı, gözlerde iritasyon, uykusuzluk, bulantı, boğaz ağrısı, savunma sisteminizde yavaşlama, baş dönmesi, hazımsızlık, boyun tutulması, değişken ruhsal yapı, anoreksiya, sinüslerin tıkanması, anksiyete, ağız kokusu, dolaşım bozukluğu, ateş, depresyon, kabızlık.  

1 . İlk önce soluduğumuz hava temiz olmalı. Doğru bir şekilde solunum yapmayı bilmeli, diyaframımızı kullanmayı öğrenmeliyiz.

2 . Kanımızda bulunan oksijen miktarı düşük olmamalı. Aksi takdirde detoks yapamayız çünkü oksijen var olan en etkili antioksidandır. 200 yıl önce atmosferde yüzde 38 oranında oksijen bulunurken bugün sadece yüzde 19 oksijen mevcut. Tüm toksinler vücuttan atılmak için önce oksijenle birleşmeli, bu nedenle oksijen takviyesi almak için ozon ve oksijen tedavileri uygulatmak çok önemli.


Detoks Programları

Detoks, sadece beslenme ile sağlanamıyor. Beslenmemizde yapacağımız değişikliklerle vücudumuza yeni toksinler eklemeyi kısıtlayabiliriz ancak var olan toksinleri vücuttan atmak için egzersizlerle terlememiz gerekir. Ayrıca idrar ve dışkı yoluyla da zehirlerimizi atabilmeliyiz.

Ülkemizde de çok çeşitli spa merkezleri ve otellerde, uzman doktorlar tarafından uygulanan destek tedaviler mevcut. Ancak evde haftada bir, üç ya da yedi gün veya en uzun 15 günlük kürler uygulayabilirsiniz. Uzman kontrolü olmayan ev tedavilerinde daha temkinli davranmanızı öneriyoruz.

Evde Detoks
Detoks'un beslenme ayağında çok çeşitli seçenekler ve programlar söz konusu. Detoks'ta ufak birkaç değişiklikten tutun da sadece elma yenilen, meyve suları tüketilen diyetlere ve hatta sadece su içilen oruçlara kadar uzanan çok geniş bir yelpaze söz konusu. Herhangi bir radikal diyet veya uygulamadan önce mutlaka doktora danışmalısınız. Su Orucu, meyve suyu diyeti veya tek tip gıda ile yapılan aşırı programları uygulamadan önce dikkatle düşünün. Çünkü bu tip diyetlerin yarardan çok zararı olabilir.

Beslenme Dışında Toksin Alımını Azaltmak İçin Neler Yapmalıyız?

PİŞİRME METOTLARI: Tükettiğimiz gıdalar kadar önemli bir diğer unsur ise pişirme metotlarımız. Kızartma yapmamaya, yağı aşırı ısıtmamaya özen göstermeliyiz. Haşlama ya da buharda pişirme usullerini tercih etmeliyiz. Ayrıca pişirme yapılan kapların paslanmaz çelik, cam veya porselen olmasına dikkat etmeliyiz.

SABUNLAR VE DETERJANLAR: Gerek bulaşık yıkarken gerekse banyoda kullandığımız sabunların, bitkisel özlerden olmasına dikkat etmeliyiz. Kimyasal katkıları olan ürünlerden kaçınmalıyız.

DENİZ SUYU MUCİZESİ: Denize yakın bir yerde oturuyorsanız ve suyun temizliğinden eminseniz, her gün birkaç damla deniz suyunu içme suyuna damlatarak içmeniz vücut asit dengeniz için son derece yararlı olacaktır. Denizde yüzmenin de tedavi edici özellikleri var ve günde belirli aralıklarla suya girilmesi çok yararlı.

DENİZ VE DAĞ HAVASI: Bu gibi mekanlarda havanın iyonizasyonu ve kalitesi farklı olduğundan, "biraz dağ havası almak" veya " deniz havası solumak" hurafe değil. Sağlık üzerinde oksijen arttırıcı ve denge düzenleyici etkileri var.

DETOKS SAĞLAYAN ÇAYLAR: Başta yeşil çay olmak üzere birçok bitkisel çayın detoks etkisi yüksektir. Papatya, ginseng, ginko biloba, ekinezya, kırmızı pancar, zencefil, meyankökü de toksin arındırıcı özellikleri olan önemli kaynaklardır.

DUŞ VE BANYO: Sıcak suyun ve su ile masajın faydaları büyük. Ayrıca ölü derilerimizden arınarak gözeneklerimizi açtığımız takdirde toksinlerden daha kolay kurtulabiliriz. Cilde kuru fırça ile yapılan masaj kan dolaşımını hızlandırarak, ciltteki oksijen oranını arttırır. Cildimiz ve iç organlarımıza çok yararlıdır. Küveti su ile doldurup, evde detoks yapmak istediğinizde cildi tahriş eden zararlı kimyasallar içeren sabunlar yerine, papatya, biberiye, okaliptüs ve adaçayı gibi doğal yağlar kullanmayı tercih etmelisiniz. Ayrıca banyonuza yarım bardak içme sodası ve/veya deniz tuzu da ilave edebilirsiniz.

KOKULAR: Kokular bizim tahminimizden çok daha önemli. Çağlar boyunca çeşitli hastalıklar insanlığı tehdit ederken, bu virüs ve bakterilerden en az etkilenen veya hiç etkilenmeyen grup insan, çiçekler, çiçek suları ve yağlarıyla uğraşanlar olmuş. Kimyasal kokular bu kategoriye girmezler ve zararları da vardır.

VİTAMİNLER: Detoks sırasında, beslenme programınızı ve diğer tedavilerinizi desteklemek için alınması gereken en ideal antioksidan vitaminler: çinko, kalsiyum, B vitaminleri (özellikle B3), C vitamini, selenyum, A vitamini, E vitamini olarak özetlenir.

Baharat ve Çaylarla Arınma Programı

İyi bir beslenme programına ilaveten:

Uyanınca: Bir bardak ılık suya bir kaşık limon suyu veya bir kaşık elma sirkesi ekleyerek için.
Yemeklerde: Maydanoz ve sarımsak tüketin (tercihen çiğ), ayrıca kırmızı biber ve zencefil (çorbalara katılarak tüketilebilir) de tüketilmesi gerekir.
Yemek Aralarında: Papatya, zencefil, ıhlamur, meyankökü gibi arındırıcı çaylar tüketin.
Akşam: Papatya çayı rahatlatıcı özelliği ile uyku için de idealdir.  

İdeal Beslenme

* Haftada 1 kez vücudumuzu arındırmamız gerekiyor. Örneğin bir gün boyunca sadece evde sıkılmış doğal meyve suyu, içme suyu ve yanında çiğ meyve ve sebze tüketmemiz öneriliyor.

* Bunları sofranızdan kaldırmaya ya da çok ender tüketmeye çalışın. Kırmızı et, şarküteri etler, sakatat, rafine edilmiş gıdalar, konserveler, şeker, tuz, doymuş yağlar, kahve, alkollü içecekler ve nikotin.

* Mümkün olduğunca organik gıda tüketmeye çalışın.

* Sadece filtre edilmiş, mineralleri uygun ve ph düzeyi 7 veya üzerinde olan içme sularından tüketin.

* Yumurta, buğday, süt ve ürünlerini belirli dönemlerde sıra ile yiyin. Hepsini aynı dönemde tüketmemeye özen gösterin.

* Mevsim meyve ve sebzelerini tüketmeye özen gösterin.

 * Sofranızda en sık bulunan ürünler: meyve, sebze, yeşillik, tahıl, baklagiller, düşük yağ oranlı süt/yoğurt/peynir, organik beyaz et ve taze balık olmalı.

* Limon asidik olarak düşünülse de, vücudumuz için en ideal asit düzenleyici maddelerdendir ve her gün bir miktar tüketilmesi hararetle tavsiye edilir.

 * Doğanın antibiyotiği olan sarımsak, insan yapımı antibiyotikler gibi yan etkileri olmayan muhteşem bir antioksidandır. Belirli aralıklarda sarımsak kürü yapılması tavsiye edilir.

* Bir bağ maydanozu kaynayan suya atıp, suyun altını kapatın ve bu suyu ılık olarak gün içerisinde tüketin, hem klorofil hem de diğer vitaminler açısından ideal detoks ajanı olacaktır.               
(Cosmopolitan)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Haftada 6 kilo verin

7/3/2009 · Kategori: kadinlar i_in

İsveç diyetiyle haftada 6 kilo vermeniz mümkün! Ancak bu diyet, B grubu vitaminler açısından yetersiz kabul edildiğinden 6, en fazla 13 günün sonunda ara verilmesi şart koşuluyor.

Oldukça düşük kalorili olan bu diyette belirtilenin dışında çay, kahve ya da meşrubat içmeyin. Not: İsveç diyetinde aynı gün içinde öğle ve akşam yemeklerinin yerlerini değiştirebilirsiniz.

Genel bir diyet/zayıflama programı olarak diyetisyenler tarafından tercih edilmeyen bu düşük kalorili diyet tekrarlı olarak uygulanmamalıdır. Tekrarlanması halinde metabolizma hızı azalacak ve kilo verme duracaktır. Bir haftadan fazla uygulamayın.

 Günlük Menüler

1. Gün
 
Sabah: 1 şekerli kahve
Öğle: 2 katı yumurta, 100 gram haşlanmış ıspanak, 1 domates

Akşam: 200 gram biftek, yeşil salata


2. Gün
 
Sabah: 1 şekerli kahve
Öğle: 1 dilim salam, 100 gram yoğurt

Akşam: 200 gram biftek, yeşil salata, 1 meyve


3. Gün
 
Sabah: 1 şekerli kahve
Öğle: Haşlanmış ıspanak, 1 domates, 1 meyve

Akşam: 2 katı yumurta, 1 dilim salam, yağsız yeşil salata


4. Gün
 
Sabah: 1 şekerli kahve, 1 dilim kızarmış ekmek
Öğle: 1 katı yumurta, 1 rendelenmiş havuç, 25 gram yağsız peynir

Akşam: Yarım bardak portakal suyu, 100 gram yoğurt


5. Gün
 
Sabah: 1 rendelenmiş havuç
Öğle: 200 gram limon ve tereyağlı haşlanmış balık ya da ton balığı

Akşam: 200 gramlık biftek, salata, brokoli


6. Gün
 
Sabah: 1 şekerli kahve
Öğle: 2 katı yumurta, 1 rendelenmiş havuç

Akşam: 200 gram derisi alınmış tavuk, salata


7. Gün
 
Sabah: Şekersiz çay
Öğle: 100 gram ızgara et, taze meyve

Akşam: Hiç bir şey

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Güzel Bacaklar İçin

7/3/2009 · Kategori: kadinlar i_in

Bacakların cilt güzelliği, cilt bakımından ve genel bakımdan ayrı düşünülmemelidir. Genellikle eller için kullanılan bakım ürünleri, bacaklar için de kullanılır. Tonikler ve losyonlardan da yararlanabilirsiniz. Sağlıklı bir cilt görünümü ancak iyi bir kan dolaşımına sahip olmayı gerektirir.

Dolaşımı artırmanın ve sağlıklı olmasını sağlamanın en iyi yolu, masaj ve spor yapmaktır. Kasları çalıştıracak ancak aşırı gelişimine neden olmayacak sporlar, güzel bir bacak görünümü sağlar. Yürüyüş, step, aerobik, yüzme önerilebilir. Egzersiz sonrası kaslarda biriken atık zararlı maddelerin atılımı için iyi bir dinlenme gereklidir.

Nelere dikkat etmeli?
Bacak bakımı konusunda dikkat etmeniz gereken noktaları sıralarsak:
Yorgun bacaklarınızı mutlaka dinlendirin. Ayağınızı, bacaklardan başlayıp topuğa dek kremleyin. Uygun bir yere uzanın ve bacaklarınız kalbiniz seviyesinde olsun. Ayağınızın altına çok yüksek olmayan bir yastık koyabilirsiniz. Bacaklarınızı sıra ile havaya kaldırın, el parmaklarınızla kasları, uzun eksenleri boyunca iyice sıkarak masaj yapın. Başlangıçta yumuşak olan masaj, adeleler alıştıkça sertleşmelidir. 

Bol bol yürüyüş ve spor yapın. Egzersiz, kan akımını hızlandırır ve bacak kaslarınızı besler, gerginlik, sıkılık sağlar. Yürüyüşte kullanacağınız ayakkabıların rahat olmasına dikkat edin. Egzersiz sırasında terleyen ayaklarınızı derhal yıkayın ve iyice kurulayın. Nem, mantar enfeksiyonlarını davet eder. İstenmeyen kokular ortaya çıkabilir.
Bacak cildinin bakımında, yüzünüze kullandığınız nemlendirici ve tonikleri kullanınız. Eğer bacağınızın cildi pürtüklü ise bitkisel sütler ile daha güzel bir görünüme sahip olabilirsiniz. Bacak cildiniz UV ışınların özellikle yaz aylarında açıktır. Yüzünüze gösterdiğiniz özeni mutlaka bacaklarınızada göstermelisiniz. Kullanacağınız ürünlerin UV filtresi içermesi mutlaka gerekir.

Bacağınızdaki tüyler yumuşaksa; bol oksijen sürerek onları sarartıp, görünmez hale getirebilirsiniz. Sert iseler; tüyleri mutlaka yok etmeniz gerekir. Bu takdirde değişik epilasyon yöntemleri uygulayabilirsiniz.

Bacağınız kalın ve fazla kaslı ise, parafin banyoları, uygun spor ve zayıflatıcı bir beslenme sistemiyle onları biraz inceltebilirsiniz.

Yapabileceğiniz egzersizler

3 DAKİKA

BACAKLARIN İÇ KISMI

Sırt üstü yere yatın ve bacaklarınızı dizinizden bükün,  ayaklarınızı dümdüz yere basın.Dizlerinizin arasına bir yastık sıkıştırın.Karnınızı içeri doğru çekerken, kalçanızı da yukarı kaldırın.Hareketi 5 kez tekrarlayın ve her seferinde biraz daha yukarı çalışın.


3 DAKİKA

BACAKLARIN ARKA BÖLGESİ

Yere karın üstü uzanın,alnınızı üst üste yerleştirdiğiniz ellerinizin üstüne koyun.Kalça ve karın kaslarınızı sıkın.Bacaklarınızı birbirinden ayırmadan hafifçe yukarı  kaldırın.Bu haldeyekn topuklarınızı 5 kez birbirine vurun. Hareketi 5 kez tekrarlayın.


4 DAKİKA    

BACAKLARIN ÖN ÜST BÖLGESİ

Dik durun ve ayaklarınızı yaklaşık 30cm.açın.Karnınızı içeri çekin ve dizlerinizi yavaş yavaş kırın.Alçalın ve tekrar yükselin .Bı sırada ellerinizi iki yana doğru açabilirsiniz.Harekeri 10 kez tekrarlayın.

Bacak bakımı bazı hijyen kuralları gerektirir. Öncelikle derimizi kuşatan mikroplardan kurtulmak gerekir. Bunun için bacakları düzenli olarak sabunla yıkamak en doğru yoldur. Ama dikkat! Sabun tersine dönebilecek bir silah gibidir. Mikropları yok edip hijyen sağlarken, deterjanlı yapısı nedeniyle derimizi çevreleyen ve cildin iyi nemlenmesini sağlayan koruyucu film tabakasına zarar verip, cildin kurumasına sebep olur. Bu nedenle, cildin pH dengesine uygun sabunlar ya da sabunsuz temizleyiciler tercih etmek daha doğrudur. Bacaklarınızı temizledikten sonra, iyice durulamalı ve yumuşak bir havluyla hemen kurulamalısınız.

Haftada 1 kez ise, bacaklarınızı ölü hücrelerden arındırmak için arındırıcı bir ürünle derinlemesine temizlik uygulayın. Arındırma işlemi sırasında, sert bir dokuya sahip olan diz kapağı ve bacak arkalarında inatçı olun.

Temizlik veya arındırma işleminden sonra mutlaka bir vücut sütüyle bacaklarınızı nemlendirin. Vücut sütleri nemlendirmenin yanında bir film tabakası bırakarak cildi dış etkenlerden de korur.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::